RUHUN KATİLİ
Dolunay yine karanlığın göbeğine sığınmış, parlıyor. Acılar insanları büyütüyor ve ruhlar yaşanmamışlıklar için yas tutmuş ağıtlar yakıyor, sessizlik yavaşça parçalanıyor. Sanki savaşın gürültüsünü bastırmak için bir annenin ağzından çıkan ninniler eşlik ediyor tüm bu kaosun arkasından geleceğine inanılan barış için.
Bir peri kızı varmış su birikintilerinde yaşayan, toprak emdikçe suyu yok olan, anlatılmayan masallar varmış mutlu sonlara saklanan ve bir yürek varmış dağılmışken yazılmış kaderine kanat çırpan. Sessizlik denilirmiş haklının haksıza boyun eğmesine, güç denilirmiş parayla idare edilen bir avuç ailenin diktatörüne, sabretmek denilirmiş gücü değiştirmek için bekleyen yeşil gözlere, intikam denilirmiş gücün yazdığı kaderle sabretmek için dolan yeşillerin acısıyla beslenmeye. Bir yürek çizerlermiş mavilerin içine, öyle bir yürekmiş ki bu dertlerden ve tasalardan uzaklaşmak için korkak adımlarla yürüyen, haykırışlarında boğulup suratlara gülen.
Şimdi ile sonra
kayboldu ellerimde geçmişi tutmak isterken. Siyahlarım karıştı kırmızımın içine
bir kere alaca oldum, dönemem ki beyazıma istesem bile. Ah o yaratıcı neden
böyle bir kader yazdı bana diye ağlayamam artık. Susmuşken çocukluğumun ağlamaları
savaşamam ki seninle dik durup, öpemem ki ben seni özledim diye ve sarılamam
sana son bir kez daha çalmışken tüm masumiyetimi. Anlat bana şimdi ne kaldı
elimde bir iki kahkaha dolu anımdan başka?
Senin mavi gözlerini taşırken bu mudur bana verdiğin sevgi? Bu kadar mı beni sana derinden bağlayan eksikliğinin acısı? Elimde kalem önümde kağıt, yazmak mı sadece gözyaşlarımı tuzlandıranları? Susma bana, bağırma bana. Bir kez olsun okşa saçlarımı göm beni bağrına, yalandan da olsa söyle bu günlerin geçeceğini. Bir kez olsun inanmamı sağla sana, gözlerim kapalı uçurumdan düşmeme izin ver. İzin ver ki uçurumun sonunda beni tutacağına inanarak kendimi hafifleterek salınayım o uçurumdan.
Anlayamazsın ki ben
ölüyorum yavaşça, göremezsin ki ağlıyorum kaç gecedir ışıksız odanın birinde,
duyamazsın ki sesleniyorum adını beni bıraktığın koca boşlukta. Bir savaş açtın
çocukluk dünyamda, durmaz bu savaş
dinmez sesleri. Uzaklaştım senden kayboldum çöllerde, özledim seni ısınamadım bir
kibritle. Açamam ki hislerimi, bilir tüm derdimi evimde gezen siyah beyaz kedi.
Yorumlar
Yorum Gönder